Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Dilek Hanım Çengel
Köşe Yazarı
Dilek Hanım Çengel
 

Ayasofya’nın Statüsü .

ggg Ayasofya’nın Statüsü Kültür ve medeniyet beşiği olan Türkiye, özellikle İstanbul, dünya mirasını korumak konusunda örnek teşkil etmektedir. Bunun bir göstergesi de kilise ve sinagog cemaatlerinin azalmasına rağmen bu ibadethanelerin açık kalması desteklenmektedir. Ayasofya, İstanbul siluetinde merkezi olan ve İstanbul’un yolculuğunu özetleyen bir yapıdır. Türk halkından bu tarihi yapının cami kimliğine kavuşması için büyük bir talep gelmiştir. Nitekim Ayasofya, bu şehrin İstanbul olduğu günden itibaren 500 yıl boyunca cami işlevi görmüştür. Ayasofya, kendine özgü karakteri ile İstanbul’un en önemli simgesi ve tüm dünya mimarisinin en önemli yapılarından biridir. Dolayısıyla Türkiye’deki Müslümanlar için özel statüsünü ve yerini göz ardı edemeyiz. Ayasofya’nın kiliseden camiye çevrildiği iddiasına gelince, yüzyıllar boyunca cami olarak hizmet veren Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmış olması nedeniyle ortaya atılan iddialar ve yapılan eleştiriler doğru değildir. Ayasofya’nın yeniden ibadete açılması, dünya mirası özelliğine zarar vermez. Tıpkı Fransa’nın ikonik Notre Dame veya Köln Katedrali gibi dünya kültür mirası listesinde bulunan yapıların ibadete ve aynı zamanda ziyarete açık olduğu gibi, Ayasofya’nın cami olarak ibadete açılmış olması insanların ziyareti için bir engel teşkil etmemektedir. Türkiye’deki tüm camiler halka açıktır. Ayasofya’nın bitişiğinde bulunan Sultanahmet Camii, Türkiye’deki diğer tüm camiler gibi yerli ve yabancılara, müslümanlara ve gayrimüslimlere açık olan kapıları ile herkes için işlevsel olmayı başarmıştır. Ayasofya da bu modeli takip edecektir. Hükümetimiz, Türk anayasası ve kanunlarının güvence altına aldığı din ve inanç özgürlüğünü korumak için hiçbir ayrım gözetmeksizin vatandaşları için devrim niteliğinde adımlar atmıştır, atmaya devam ediyor. Bu bağlamda Türkiye, Ayasofya da dâhil olmak üzere Türkiye’nin sahip olduğu tüm kültür varlıklarını Türk kültür ve tarihinden kaynaklanan hoşgörü geleneği çerçevesinde titizlikle korumaktadır .Türkiye, İstanbul’un fethinden bu yana, Ayasofya’nın tarihi, kültürel ve manevi değerinin korunmasına önem vermektedir. Ayasofya, topraklarımız üzerinde yer alan bütün kültür varlıklarımız gibi Türkiye’nin mülkiyetindedir. Ayasofya ile ilgili her türlü tasarruf hakkı, Türkiye’nin egemenlik hakları içerisinde Türkiye’nin iç işlerini ilgilendiren bir konudur.
Ekleme Tarihi: 21 Kasım 2020 - Cumartesi

Ayasofya’nın Statüsü .

Ayasofya’nın Statüsü Kültür ve medeniyet beşiği olan Türkiye, özellikle İstanbul, dünya mirasını korumak konusunda örnek teşkil etmektedir. Bunun bir göstergesi de kilise ve sinagog cemaatlerinin azalmasına rağmen bu ibadethanelerin açık kalması desteklenmektedir. Ayasofya, İstanbul siluetinde merkezi olan ve İstanbul’un yolculuğunu özetleyen bir yapıdır. Türk halkından bu tarihi yapının cami kimliğine kavuşması için büyük bir talep gelmiştir. Nitekim Ayasofya, bu şehrin İstanbul olduğu günden itibaren 500 yıl boyunca cami işlevi görmüştür. Ayasofya, kendine özgü karakteri ile İstanbul’un en önemli simgesi ve tüm dünya mimarisinin en önemli yapılarından biridir. Dolayısıyla Türkiye’deki Müslümanlar için özel statüsünü ve yerini göz ardı edemeyiz. Ayasofya’nın kiliseden camiye çevrildiği iddiasına gelince, yüzyıllar boyunca cami olarak hizmet veren Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmış olması nedeniyle ortaya atılan iddialar ve yapılan eleştiriler doğru değildir. Ayasofya’nın yeniden ibadete açılması, dünya mirası özelliğine zarar vermez.

Tıpkı Fransa’nın ikonik Notre Dame veya Köln Katedrali gibi dünya kültür mirası listesinde bulunan yapıların ibadete ve aynı zamanda ziyarete açık olduğu gibi, Ayasofya’nın cami olarak ibadete açılmış olması insanların ziyareti için bir engel teşkil etmemektedir.

Türkiye’deki tüm camiler halka açıktır. Ayasofya’nın bitişiğinde bulunan Sultanahmet Camii, Türkiye’deki diğer tüm camiler gibi yerli ve yabancılara, müslümanlara ve gayrimüslimlere açık olan kapıları ile herkes için işlevsel olmayı başarmıştır.

Ayasofya da bu modeli takip edecektir.

Hükümetimiz, Türk anayasası ve kanunlarının güvence altına aldığı din ve inanç özgürlüğünü korumak için hiçbir ayrım gözetmeksizin vatandaşları için devrim niteliğinde adımlar atmıştır, atmaya devam ediyor.

Bu bağlamda Türkiye, Ayasofya da dâhil olmak üzere Türkiye’nin sahip olduğu tüm kültür varlıklarını Türk kültür ve tarihinden kaynaklanan hoşgörü geleneği çerçevesinde titizlikle korumaktadır

.Türkiye, İstanbul’un fethinden bu yana, Ayasofya’nın tarihi, kültürel ve manevi değerinin korunmasına önem vermektedir.

Ayasofya, topraklarımız üzerinde yer alan bütün kültür varlıklarımız gibi Türkiye’nin mülkiyetindedir. Ayasofya ile ilgili her türlü tasarruf hakkı, Türkiye’nin egemenlik hakları içerisinde Türkiye’nin iç işlerini ilgilendiren bir konudur.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve afyonhaberturk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.